|
BİR HİÇİM
Yanarım için için Bir hiçim ben bir hiçim İnsan olmak mı suçum Bir hiçim ben bir hiçim
Bir hiçim ben bir hiçim Şu alemde bir hiçim Alem benim içimde Ben alemde bir hiçim
Alemi kuran olsam Cana can veren olsam Ulu bir eren olsam Bir hiçim ben bir hiçim
Bir hiçim ben bir hiçim Şu alemde bir hiçim Alem benim içimde Ben alemde bir hiçim
Pırlanta taşım olsa Binlerce yaşım olsa Krallık işim olsa Bir hiçim ben bir hiçim
Bir hiçim ben bir hiçim Şu alemde bir hiçim Alem benim içimde Ben alemde bir hiçim
Aşkım uğruna ölsem Dirilsem geri gelsem En son peygamber olsam Bir hiçim ben bir hiçim
Bir hiçim ben bir hiçim Şu alemde bir hiçim Alem benim içimde Ben alemde bir hiçim
Niceleri övünür Mala mülke sevinir Benim içim kavunur Bir hiçim ben bir hiçim
Bir hiçim ben bir hiçim Şu alemde bir hiçim Alem benim içimde Ben alemde bir hiçim
Ateş hava su toprak Dörtten yeşerdi yaprak Sonumız yine toprak Bir hiçim ben bir hiçim
Bir hiçim ben bir hiçim Şu alemde bir hiçim Alem benim içimde Ben alemde bir hiçim
Kanmam dünya malına Tapmam para puluna Gerçek budur biline Bir hiçim ben bir hiçim
Bir hiçim ben bir hiçim Şu alemde bir hiçim Alem benim içimde Ben alemde bir hiçim
Şafak Altun ben buyum Ne küçük ne büyüğüm Milyarı geçse sayım Bir hiçim ben bir hiçim
Bir hiçim ben bir hiçim Şu alemde bir hiçim Alem benim içimde Ben alemde bir hiçim BAĞLI
Bir mahkumum bu şehirde Elim bağlı kolum bağlı Kalmışım yaban ellerde Konuşamam dilim bağlı
Hal olup halim görsemde Dal olup meyve versemde Arıyım çiçek dersemde Petekde ki balım bağlı
Rüzgar garip eser bana Yaşam zehir kusar bana Sazım bile küser bana Bağlamada telim bağlı
Kolum kanadım gerdiğim Özümden özge gördüğüm Uğruna canım verdiğim Kafesde bülbülüm bağlı
Azrail canım yokluyor Kalbim yoruldu tekliyor Engeller beni bekliyor Gideceğim yolum bağlı
BİR MAYIS 2008
Bir mayısta bir olmayı Yine bize hor gördüler Saldırdılar işçilere Kolun kanadın kırdılar
Benim halkım onurludur Başın eğmez gururludur Emekçiler milyoncadır Nice yaralar sardılar
Şikayetim hakim beye Emeğe hakaret niye Ayak takımıdır diye Ortamı onlar gerdiler
Halka zulmü layık gören Kurşun atıp insan vuran Nice zorba nice tiran Onlarda hesap verdiler
Emeği korkuttum sanma Ne utan nede arlanma Birkez daha bütün dünya Tayyip-Faşizmi gördüler
Şafak Altun halk ozanı Sevmez halkını ezeni Tarihde nice düzeni Ayaklar yere serdiler
BENİ
Tohumdum yüceltti dal beni beni Yeşertti inceltti gül beni beni
Toprakdı doğurdu akıl buyurdu Emekle yoğurdu el beni beni
Evirdi çevirdi esti savurdu Aşk ile kavurdu çöl beni beni
Lal oldum dinletti hayli inletti Aleme anlattı dil beni beni
Bazen yandırdı bazen söndürdü İnkardan dönderdi yol beni beni
Nicedir yanmışım muhib olmuşum Kula kul edemen bil beni beni
Şimdi sana senden daha yakınım Kucakla sinene al beni beni
CAMİLERDEN ÇIKIYORLAR
Camilerden çıkıyorlar İnsanları yakıyorlar Bunlara insan diyemem Yakıp yakıp bakıyorlar
Senin dinin zehir olmuş Senin özün küfür dolmuş Bu nasıl iş nasıl iman Sende insan ruhu ölmüş
Tekbir verir ayet bilmez Kuran okur aklı almaz Bunlar cahil sürüsüdür Cehaletten geri kalmaz
Hoca isen camide kal Hacı isen kendini bil Meğer gerçek müslüm isen Beş vakitli namazın kıl
Kara sakal kara sakal Tarih birgün sora sakal Din adına can alırsın Bu dinsizlik nere sakal
Şu Sivasın yezitleri Şeriatın azı itleri Aydınlığa kast etmiş Karanlığın faşistleri
Cahil hoca cahil imam Yobazlar sürüsü tamam Ben bunların hepisini Cehenneme bile komam
Fetullahın polisleri Hizbullahın milisleri Çeteleri kollamaktır Ülkeyi bölmek işleri
Polis orda ordu orda Vekil orda vali orda Bu devlete devlet denmez İnsan güvenliği nerde
Oyun içinde oyunlar Mayın içinde mayınlar Arka perde aktörleri Saklıdır kara beyinler
AH GÖNLÜM
Gönlüme bir od atıldı Bitmedi sevdam bitmedi Diyeceğim çok şey vardı Yetmedi ömrüm yetmedi
Yar yüzünden fail oldum Nice güle mail oldum Kader dedim gail oldum Ötmedi bülbül ötmedi
Ümütleri boyaladım Böyle gönlüm oyaladım Göle yoğurt mayaladım Tutmadı şansım tutmadı
Eller paylaşmış mülkünü Kendime yaptım telkini Cennet dünyanın zevkini Tatmadı ömrüm tatmadı
Sınıfımla haldaş oldum Mazlumlara yoldaş oldum Kızdım kızdım ataş oldum Yatmadı öfkem yatmadı
Şafak Altun bak şu hale Ne ağlaya nede güle Yar peşinde yele yele Tütmedi bacam tütmedi
FENA OLACAK
Basma benim damarıma Kızarsam fena olacak Bre yobaz suçlarını Yazarsam fena olacak
Şeriat istersin emi Tıkarım ağzına gemi Kavgasız dünya yemini Bozarsam fena olacak
Yezit olupta azıtma Sakallarını kazıtma Özgürlüğe dil uzatma Sezersem fena olacak
Dokunma benim dinime Uzak ol gelme yanıma Topunuzu şu önüme Dizersem fena olacak
Hadi git yap traşını Üzme eşin kardaşını Örümcek dolu başını Ezersem fena olacak
Sil artık kokmuş terini Esir etmişsin karını Yağla dolmuş pis derini Yüzersem fena olacak
Çarsafa sardın kızını İstemem yalan vaazini Salyalar akan ağzını Büzersem fena olacak
Şafak Altun azarımı Bozma halkın huzurunu Kara yerde mezarını Kazarsam fena olacak
HACI OLSAM HOCA OLSAM
Bende şöyle yaşaridim Hacı olsam hoca olsam Devlet malı taşır idim Hacı olsam hoca olsam
Alırdım imam maaşını Üstesine bağışını Taşırdım ölü naaşını Hacı olsam hoca olsam
Gözlerim kuran okurdu Dilimden ayet akardı Herkes ağzıma bakardı Hacı olsam hoca olsam
Ahkam keser laf ederdim Muska yazar püf ederdim Günah işler af ederdim Hacı olsam hoca olsam
Allah adın anar idim Her sofraya düner idim Kulu Hakla yeneridim Hacı olsam hoca olsam
Kara sakal uzatırdım Avratları gözetirdim Gizli gizli azıtırdım Hacı olsam hoca olsam
Gah deridim iman budur Gah deridim zaman budur Sihir budur dümen budur Hacı olsam hoca olsam
Kişneyen kırat olurdum Uluyan bir it olurdum Seçilmiş elit olurdum Hacı olsam hoca olsam
İlim bilmez dekanında Muaviye mekanında Şeyhülislam makamında Hacı olsam hoca olsam
KAÇ KEZ
Şu gördüğün evren bir mucizedir Kaç kez kuruldu da kaç kez yıkıldı Ne bir hediyedir ne bir cezadır Kaç kez kuruldu da kaç kez yıkıldı
Sonsuzluk da zaman var olduğunda Galaksiler kayıp sır olduğunda Dört madde birleşip bir olduğunda Kaç kez kuruldu da kaç kez yıkıldı
Ateş duman oldu dumansa bulut Hava ilet oldu topraksa yalıt Bulut yağmur oldu yağmursa gölet Kaç kez kuruldu da kaç kez yıkıldı
Deryalar denizler su ile doldu Canlılar çoğaldı cümbüşe daldı Beklenmedik anda kıyamet geldi Kaç kez kuruldu da kaç kez yıkıldı
Daha bu evrende önce ne vardı Aklın çözmediği gerçekler sırdı En son bildiğimiz dinazorlardı Kaç kez kuruldu da kaç kez yıkıldı
Fidanlar yeşerdi çiçekler açtı Kimisi gelirken kimisi göçtü Herşeyi kavramak oldukça güçtü Kaç kez kuruldu da kaç kez yıkıldı
İnsan aklı usul usul düşündü Sürekli çalışdı deşti deşindi İlkellikten günümüze taşındı Kaç kez kuruldu da kaç kez yıkıldı
Ey insanlar ne olacak haliniz İnsan olup kendinize geliniz Bundan böyle bu gerçeği biliniz Kaç kez kuruldu da kaç kez yıkıldı
Şafak Altun gerçekleri gel anlat Bir ışık ol şu çevreni aydınlat Cennetdir bu evren en güzel cennet Kaç kez kuruldu da kaç kez yıkıldı
NELER ÇEKTİM
Enel-Hak Ben-İdim diye Neler çektim neler çektim Kabem insan dedim diye Neler çektim neler çektim
Canimda ki cansın diye Sana insan densin diye Acıların dinsin diye Neler çektim neler çektim
Cemde canlar kırkı dedim Kuranımız türkü dedim İnancımda farkı dedim Neler çektim neler çektim Ben Alevi kızılbaşım Hakka ulaşmaktır düşüm Bu yüzden ezerler başım Neler çektim neler çektim
Baba İshak kulum dedim Abdal Musa kolum dedim Hacı Bektaş ulum dedim Neler çektim neler çektim
Dağ başında dona kaldım Fırtınalı güne kaldım Ateşlerde yana kaldım Neler çektim neler çektim
Karanlıklar biter dedim Boyun eğmek beter dedim Soygunlara yeter dedim Neler çektim neler çektim
Sultanlar ferman verdiler Kadılar kalem kırdılar Yurttan yurtlara sürdüler Neler çektim neler çektim
Ne küstüm nede darıldım Aşkına kandım sarıldım Öldüm öldüm de dirildim Neler çektim neler çektim Gün uzadı asır oldu Hakikatlar esir oldu Seni sevmek kusur oldu Neler çektim neler çektim
Gah oldu kalkıp dirildim Gah oldu yere serildim Gahı çarmıha gerildim Neler çektim neler çektim
Düşmanlarım dost göründü Aklım çarşafla büründü Hakka ulaşmak sorundu Neler çektim neler çektim
Emek emek üretildim Akıl akıl diritildim İsyanlarla yaratıldım Neler çektim neler çektim
Şafak Altun güne geldim Aşkın ile yana geldim Bin yıl geçti yine geldim Neler çektim neler çektim
OZAN
Adın ozana çıkarsa Ozan halkın mert tarafı Zalimlere karşı çıkmış Mazlumların sert tarafı
Ozan bey atına binmez Ozan olan yoldan dönmez Ozanın ışığı sönmez Aydınlatır dört tarafı
Ozan aklın çalıştırır Okur kendin geliştirir Ozan daim eleştirir Toplumda namert tarafı
Ozanın yönü bellidir Ozan halkın taa kendidir Onun dili ve telidir İnsan olmak alt tarafı
Ozanlar korkmaz ölümden O nefret eder zulümden Korkusu yoktur zalimden Bu misyonun şart tarafı
İnsanlığa hizmet etmek Hakikat yolunu gütmek Gönüllere girip yatmak Buda işin virt tarafı
Şafak Altun ahvalimiz Bilenler bilir halimiz Daim iniler telimiz Hacı Bektaş yurt tarafı
SENİN OLSUN
Gönlüm divanedir ömrüm derthane Çekersen bu derdi al senin olsun Aşığın sevdası derler bahane Bana figan yeter gül senin olsun
Lokman hekim ilaç bulmaz yaraya Yaradanım bizi kimler koruya Ne paraya doyar nede saraya Bana bir çul yeter mal senin olsun
Kurt ile kuzuyu güttün yayladın Kafan attı cümlemizi payladın Bire felek halkı köle eyledin Bana insan gerek kul senin olsun
Ne bir ocak oldum nede kapıyım Atılmış satılmış dertler küpüyüm Dokunmayın sakın biber gibiyim Bana acı gerek bal senin olsun
Şu patronlar nice ocak yıkıyor Emekçiler ne çileler çekiyor Yoksulların derdi beni yakıyor Bana ateş gerek kül senin olsun
Şafak Altun sazım bana dost oldu İnledikçe teli gönlüm mest oldu Devir döndü astlar bize üst oldu Bana dost gerekir el senin olsun
CENNET CEHENNEM
Şeytana uydumda sofuya vardım Cennet cehennemle korkuttu beni Uykumda o gece bir rüya gördüm Yetmişiki huri ürküttü beni
Cebrail çağırdı sorular sordu Hiç hakkım olmadan huriler verdi Böyle basit aşklar çekilmiyordu Güzellerde bir bir terketti beni
Elime suçumu yazı verdiler Sonra cehenneme vize verdiler Kızıp köpürerek ceza verdiler Yedi kat derine sarkıttı beni
Ak ile karaya boyandığımda Zebani boynuma dayandığında Bağıra çağıra uyandığımda Koynumda cananım farketti beni
GAYRI
Ezberi bozmanın zamanı geldi Haydi dostum şu dilini aç gayrı Satıldı Memleket neyimiz kaldı Bundan böyle susmak bize suç gayrı
Bağırta çağırta emeği soyan Kanımızı emen gözümüz oyan Ürettiğin ürünlere el koyan Hainlerin kellesini biç gayrı
Din adına hürafalar uyduran Ampülle-Fenerle halkı soyduran Ey bayanlar size türban giydiren Yobazların suratına s.ç gayrı
Bırak ikiliği birliğe özen Birlikler kurarak dirliğe özen Kahrolsun yıkılsın bu bozuk düzen Kaderini ellerinle seç gayrı
Önce-İnsan diyen bir dünya için Sevgi-Barış diyen bir dünya için Çağdaş ve Medeni bir dünya için Bu çürük düzenden kurtul kaç gayrı
Şafak Altun bilincini aklarken İsyan eden yüreğini yoklarken Şu yoksullar bizi acil beklerken Bahane uydurmak şimdi güç gayrı
MANSUR
Hallac Mansur gülüyordu Derisin yüzenlere Hakdan aflar diliyordu Fetvayı yazanlara
Gah gücenip inciyordu Yüreği sancıyordu İçin için acıyordu Kendine kızanlara
İnsan kutsal biliyordu Özünü buluyordu Akıl fikir diliyordu Kudurup azanlara
Kolaydır bir gönül kırmak Zordur onu onarmak Hak yoluna dara durmak Mirasdır insanlara
Abit hamdır hava gibi Zahitlik sevda gibi Ariflik bir derya gibi Muhiblik ozanlara
HIZIRIN CEMİ
Hızırın cemine girdim Orda güzel canlar gördüm Eli yüzü kalbi temiz Sevecen insanlar gördüm
Orda tanıdım ben piri Suyun içtim duru duru Hüseyin aşkına nuru Çırayı yakanlar gördüm
Bacı kardeş bir olmuşlar En doğru yolu bulmuşlar Insanı kabe kılmışlar Semah da dönenler gördüm
Akıl ermez hakkın işi Dara durur orda kişi Hem alevi hem bektaşi Din içinde dinler gördüm
Duaları saz söz olmuş Benlik orda tek biz olmuş Üçler beşler yüz yüz olmuş Nice kırklar binler gördüm
Şafak Altun oldum zakir Dedem gülbengini okur Cümlemize akıl fikir Gün içinde günler gördüm
KALEM
Kara kalem kara kalem Yarem binbir pare kalem Sen deşersin bu yareyi Bilmem kimler sara kalem
Erenlerdir sultanımız Onlarda bizim canımız Canlar yoluna kanımız Aktı dere dere kalem
Biz incinir incitmeyiz Eziliriz kin gütmeyiz Yolumuzu terk etmeyiz Çekselerde dara kalem
Ol nice sultanlar gördük Şeyhüllere semer vurduk Yoksullara kanat gerdik Umuduz fakire kalem
Benim halkım engin olur Fakir gönlü zengin olur Bu kaçıncı yangın olur Yarem sıra sıra kalem
Kafir bize küfür basar Seni asar beni keser İnsandan kalmadı eser Bu derde bir çare kalem
Bin yıldır zulüm görürüz Bu yüzden acır canımız Sorulmadı hesabımız Söyle kimler sora kalem
Şafak Altun der derdini Döker içinden kurdunu İnsanların namerdini Vurak yerden yere kalem
ÖZÜ GÜZEL SÖZÜ GÜZEL İNSANLAR
Benim geçmişimin gurur kaynağı Özü güzel sözü güzel insanlar Mazlumların ol umut dayanağı Özü güzel sözü güzel insanlar
Babalar Aptallar Pirler Erenler Fakir fukaraya kanat gerenler Hakkın görmediği hakkı görenler Özü güzel sözü güzel insanlar
Baba İshak sultanları sorgular Abdal Musa zalimleri yargılar Hacı Bektaş dinimizi din kılar Özü güzel sözü güzel insanlar
Kimi Hallac oldu dara çekildi Yüzbinleri ekin gibi ekildi Filizlendi fidan gibi dikildi Özü güzel sözü güzel insanlar
Ol acı hayatı bal eylediler Uzatıp ömrümüz bol eylediler Bizim yolumuzu yol eylediler Özü güzel sözü güzel insanlar
Köroglu da atın sürer dağlara Dadaloğlu aman vermez ağalara Sonsuz miras bıraktılar sağlara Özü güzel sözü güzel insanlar
Pir Sultan Abdalla türkü oldular Torlak Kemal Bedreddini buldular Nazım olup günümüze geldiler Özü güzel sözü güzel insanlar
Dalıp deryasına kanamadığım Kimin görüp kimin tanımadığım Daha nice adın anamadığım Özü güzel sözü güzel insanlar
Şafak Altun bende sizle bir olam Mazlumlara umut olam gür olam Girem aranıza güman sır olam Özü güzel sözü güzel insanlar
YOLDAŞ OLALIM
Sevgi dostluk konuşan Dile yoldaş olalım Hem düşünen danışan Kula yoldaş olalım
Işık olup saçılan Bir su gibi içilen Binbir çeşit açılan Güle yoldaş olalım
İnsan soyundan gelen Her canı bir can bilen İnsanı insan kılan Yola yoldaş olalım
Düşmüş isek kaldıran Ağlar isek güldüren Türkümüzü çaldıran Tele yoldaş olalım
Cehalet kala hamda Keramet gele cemde Din kimde iman kimde Bula yoldaş olalım
Şafak Altun hey canlar Ütopyayım kim anlar Hep kardeştir insanlar Bile yoldaş olalım
2 TEMMUZ1993
Yine iki Temmuz günü geliyor Sızlar yüreğimin içi sızlar dost Madımak da suçsuz yere yananlar Gönlüm hasret ile sizi özler dost
Pirim Pir Sultanı hiçe saydılar İftiralar edip yalan yaydılar Kafir olup canımıza kıydılar Sardı hanemizi ateş közler dost
İki temmuz matem cemi oladır Aleviler bunu böyle biledir Tarih de bu kaçıncı kerbeladır Yana yana diriliriz bizler dost
Biz alevi doğduk ali oluruz Dört kapıyı kırk makamı biliriz Türkü türkü madımağa geliriz Dosta selam söyler teli sazlar dost
Şafak Altun kuldan korkumuz yoktur Anlımız açıktır yüzümüz aktır Karanlığın sonu derler ışıktır Aleviler bu ışığı izler dost
BELLİ DEĞİL
Şu devri alemi seyrana çıktım Ova belli değil bağ belli değil Suları kurumuş ırmağa baktım Bahçe belli değil bağ belli değil
Dünyalara girdim kimisi kaçık İnsanlara baktım hayali küçük Kimisi kapanmış kimisi açık Zaman belli değil çağ belli değil
Bozuldu meyvenin sebzenin tadı Aromadan artık eser kalmadı Çorba yaptım kıvamına gelmedi Yemek belli değil yağ belli değil
İnsanlar bölünmüş hep kısım kısım Yüzlerden kaybolmuş tatlı tebessüm Nerde kaldı benim atlas libasım Oya belli değil tığ belli değil
Hürafa bilime günah taşıyor Hakkikat oturmuş buna şaşıyor Muska reçeteye rakip koşuyor Tuzak belli değil ağ belli değil
Türban reklamında cumhurun eşi Hacı hoca dolmuş devletin başı Yurttaş unutulmuş kul olmuş kişi Gerçek belli değil büğ belli değil
Şafak Altun halkın yanına vardım Birkaç cümle ile halini sordum Yaşarmı yaşamaz kulları gördüm Ölü belli değil sağ belli değil
GEREK
Anadolum senden bir dileğim var Bozmadan birliği uzlaşmak gerek Kimlikleri inkar eden zorbayı Çağırıp meydana kozlaşmak gerek
Bizim tarihimiz çok derindedir Onlarca kültürün üzerindedir İnsanlara saygı çok yerindedir Hoşgörü adına sözleşmek gerek
Birileri kendin herşey sanıyor Bu yüzdende yarelermiz kanıyor Adem olan adem kimdir tanıyor Mahluklardan ayrı özleşmek gerek
Taksimde vurulan nice canların Sivasda yakılan tüm insanların Nice tahriklerin katliamların Hasabını sorup yüzleşmek gerek
Şafak Altun dileğmiz dilerek Kardeş kardeş yarınlara gelerek Davul zurna halayımız çalarak Türkü türkü olup sazlaşmak gerek
HOR GÖRÜRLER
Bana kendi kimliğimi Hor görürler hor görürler Benim olan benliğimi Hor görürler hor görürler
İnsanların hakkı vardır Hakkın alanlar insandır Bu hak herkesede vardır Niçin bana hor görürler
Gerçekleri görmeyenler Neden niçin sormayanlar İlme önem vermeyenler Bu alemi dar görürler
Başına takar takkeyi Dolaşır cami tekkeyi Bellemişler bir Mekkeyi Orada bir sır görürler
Bu dünyada ölüm olur Ölüm olur zulüm olur Kimi kullar zalim olur Hayır etsen şer görürler
Sevip sevilmek istesek Sayıp sayılmak istesek Oynayıp gülmek istesek Bunu bize ar görürler
Malı mülkü omuzlanır Yeyip içip semizlenir Abdest alır temizlenir Dindarlığı kar görürler
Nice iller nice eller Nice yollar nice beller Şeriata tapan kullar Hakikatı zor görürler
|